FİLATELİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FİLATELİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2013 Çarşamba

Kişisel Müzem İçin Almanya’dan Düşülen Notlar

Kişisel müzem için tarihe İstanbul’dan gönderilen kartpostal, Hamburg ve Berlin’den ulaşan kartposttallarla zenginleşiyor. Saklanacak ve anımsanacak detaylarla güzelleşir hayat !

31 Mart 2011 Perşembe

Bütün Yollar Roma’ya Çıkar !

Magica Roma - Carte Postale !!!Alman arkadaşlarım iki ay kalmak üzere 23 Mart tarihinden beri Roma’dalar… İlk kartları dün akşam ulaştı. Zeit für nichts / Time for nothing / İstemediğin kadar boş zaman ! ZARFA BAKMA, MAZRUFA BAK..!İşte budur en büyük lüks diyor arkadaşım…Bütün yollar Roma’ya çıkarken işte budur hayat !
Roma’dan bahsedince Roberto Rossellini’nin 1945 yapımı Roma, città aperta / Rome, Open City / Roma, Açık Şehir filmini anımsamadan olmaz… Roberto Rosselini’nin “Savaş Üçlemesi”nin ilk filmi ve "İtalyan Yeni Gerçekçilik Akımı"´nın ilk örneği olan bu film, 1944 yılında Nazi işgali altındaki Roma’da, bir avuç direnişçinin faşizme karşı verdiği mücadeleyi aktarır. Filmin senaryosu Roberto Rosselini, Federico Fellini ve Sergio Amidei’nin günce notlarından derlenmiş ve üstelik filmin çekimleri başladığında, kentteki işgal de tam olarak bitmemiştir. Filmin adı II. Dünya Savaşı sırasında müttefik olan Almanya ve İtalya’nın, savaş esnasında, başkent Roma’ya verdikleri “açık şehir” statüsünden yani Roma’nın askerden ve silahlardan arındırılmış şehir olarak, saldırılamaz bölge olarak nitelendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Lakin, elbette gerçekte kentteki durum böyle değildir. Siyah – beyaz, hüzünlü görüntüler eşliğinde, belgesel tadındaki film, savaşın kentte bıraktığı izleri, doğrudan yansıtır. Aldo Fabrizi ve Anna Magnani dışında, filmde yer alanlar tamamen amatör oyunculardır. Kısaca, Roma sokaklarından, izleyiciye, sıradan halkın direnişini inanılmaz bir yalınlıkla anlatan, arşivinizin olmazsa olmazı olan filmlerden biridir ROMA, AÇIK ŞEHİR
Roma, città aperta / Rome, Open City / Roma, Açık Şehir
Bütün yollar Roma'ya çıkar, bazen de "Yeni Roma"´ya yani İstanbul'a çıkar bütün yollar!

21 Ocak 2011 Cuma

Föhr Adası'ndan Gelen Doğumgünü Kartım

Ballonblume/Balon ÇiçeğiFöhr Adası'ndan biraz gecikmeli ulaşan (posta gecikmelerine alışığız) doğumgünü kartımı ve zarfın üzerindeki "Ballonblume / Balon Çiçeği" pulunu çok beğendim. Mavimsi mor Balon Çiçeği Uzakdoğu'ya özgü bir çiçekmiş ve Çin Çan Çiçeği (ne hoş, ritmik bir ad "Çin Çan Çiçeği" ya da 3Ç mi desem acaba kısaca) olarak da bilinmekteymiş. Föhr Adası'ndan bir sanatçı 2010'un sonunda Ada'ya feribotla gelenleri bekleyen yalnız iskeleyi resmetmiş, Alman arkadaşı Föhr'ün tek kasabası olan Wyk'den postalamış, kartpostal Ayrı Birey AY Hanım'a ulaşmış...
Hemen küçük bir not düşeyim: Kuzey Denizi'ndeki Almanya'nın beşinci büyük adası olan Föhr, kendine özgü yel değirmenleri ve gel-git oluşumlarıyla ünlü bir ada. Masal gibi bir ada olan Föhr'de ünlü masalcı Andersen de yaşamış çok uzun yıllar önce...Föhr'deki yalnız iskele az sonra şenlenecek...
Heyecanla beklenen Türkiye'nin GNU / LINUX projesi Pardus'un yeni sürümü Pardus 2011 dünden beri kullanıma hazır. Ancak benim henüz indirecek, kuracak zamanım olmadı ama çok yakında bu konuyla ilgili ayrıntılı bir girdim olacak.
Pardus 2011'in çıkış duyurusunda şöyle bir sürpriz ile karşılaşıyoruz : "Perdesiz gitarın mucidi, usta müzisyen Erkan OĞUR Pardus 2011’de kullanıcılara bir sürpriz yapıyor. Erkan OĞUR’un en sevilen parçalarından olan Mor Dağlar, Kalan Müzik ve Oğur’un desteği ile Pardus 2011’de yüklü olarak geliyor. Pardus kullanıcıları Erkan Oğur’un notalarında Anadolu müziğinin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarken, müzik dinlemek için yeni bir program keşfetmek isteyen yeni Pardus kullanıcıları Clementine ile tanışıyor."

7 Mayıs 2010 Cuma

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti

Galata Kulesi"İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti" projesi kapsamında PTT tarafından hazırlanan ve efemera koleksiyonuma katılan 7 farklı çeşit 0.90 kuruş değerinde özel pul baskılı İstanbul kartpostallarından en çok Galata Kulesi'ni sevdim. Galata KulesiYine "İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti" projesi kapsamında güzide kurumumuz Darphane tarafından da hatıra para çıkartılmıştır. "İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti" kapsamında hatıra para, pul ve ilk gün zarfları olarak satışa sunulan portföyler İstanbul'daki ana postahanelerden edinilebiliniyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hatıra Parası

28 Ocak 2010 Perşembe

Silvio Rodríguez söylüyor; "Comandante Che Guevara"

Bir süre Küba üzerine yazılar okuyacağınız dünkü 'Soy Cuba' girdisinden belliydi elbette. Aşağıdaki Küba para birimi Küba Pesosu'nun ön ve arka yüzleri. (Bir de Küba Değiştirilebilir Pesosu vardır ki diğer para birimidir Küba'nın ve ülkedeki turistler salt bu para birimini kullanabilir.) Ön yüzdeki Ernesto Che Guevara'nın portresi Kübalı fotoğrafçı Alberto Korda'nın (asıl adı Alberto Díaz Gutiérrez) 1960 yılında çektiği artık bir simgeye dönüşmüş en ünlü Che fotoğrafıdır. Arka yüzdeki şeker kamışı hasatındaki çiftçi görseli elbette Yevgeny Yevtushenko'nun dizelerini anımsatıyor;
"...
Ben Küba'yım.
Gemilerin, şekerini alıp...
...bana gözyaşı bıraktılar.
Garip şeydir şu şeker, Bay Kolomb.
İçindeki onca gözyaşına rağmen...
...hâlâ tatlı."
..."

Comandante Che Guevara
Büyütmek için paralara tıklayınız.
Şeker KamışıAslında ben ve sevgili(m) kocam, kağıt para ve yabancı pul toplamıyoruz fakat bir şekilde elimizdeki mevcutları muhafaza ediyoruz.

27 Ocak 2010 Çarşamba

Soy Cuba

Rastlantıların büyüsüne her zaman inanırım ! 24 Ekim 2007'de AY'dan İzlenimler'e 'Soy Cuba' filmini izledikten sonra şu cümlelerle başlamışım: "Mikhail Kalatozov'un Soy Cuba/
I am Cuba/Ben Küba'yım
filmini izledim... Her şeye bakışım değişti ! "
"Koyu Mavi" arkadaşım gittiği Küba seyahatinden bir dolu güzel anıyla döndü. Öğlen buluştuk, Küba izlenimlerini paylaştık. Bana getirdiği armağanlardan biri 22 Ekim 2007 damgalı Che'nin ölümünün 40. yılında bastırılmış pullar. Tarih sadece iki gün ile sekmiş ! Hasta la Victoria siempre !
Büyütmek için pullara tıklayınız.
Zafere kadar daima !En kısa sürede Küba filmleri haftası yapmalı ve yeniden Küba filmlerini izlemeliyiz diyerek vedalaştık "Koyu Mavi" arkadaşımla...

8 Ocak 2010 Cuma

Pek Saygıdeğer Değerli Kâtip Ç.

Kâtip ÇelebiEvvelki NÜMİSMATİK izdüşümü girdisinde değindiğim, "Kâtip Çelebi'nin 400. Doğum Yılı Hatıra Parası" ve Kâtip Çelebi hakkında bir şeyler yazma gereksinimi duydum. Darphane 4 Ocak 2010'da, 31 Aralık 2009'da satışa çıkardığını ve 31 Aralık 2011'e dek satışta kalacağını duyurduğu (!) "Kâtip Çelebi'nin 400. Doğum Yılı Hatıra Parası"´nı henüz satışa çıkarmış değil. Adlarını burada anmak istemediğimiz bazı yetkililer, Internet siteleriyle kendileri arasında koordinasyonsuzluk olabileceğinden dem vurdular. Umarız en kısa sürede, bu tarz, koleksiyonerleri bunaltan aksaklıklar giderilir! Önümüzdeki haftaya mevzu bahis paranın bir ihtimal hazır olacağı bilgisine ulaştık kurduğumuz temaslar neticesinde..! Kâtip Çelebi Anısına Basılan Gümüş Hatıra Para50 TL nominal değerli ve 60 TL'ye satılacak bu "Proof" baskı para, mistiklerce Ay'ın metali olarak kabul edilen Gümüş'ten mamul. Bir Oz (ons) Gümüş şu aralar, 18 US$ civarında. Aslında yatırım için XAG/USD (Gümüş/US$), XAU/USD (Altın/US$)'dan daha cazip gibi görünmekte çeşitli finansal yorumcular tarafından... Miktarı en fazla 3000 adet gösterilmiş yeni hatıra paramızın. Bunları yazıyoruz çünkü her nedense bazen ilan edilenden fazla basım yapılabiliyor ilgili kurum tarafından ve bu da koleksiyon değerini ileride düşürücü bir unsur olabiliyor... Tasarımı naif. Cihannüma'dan olduğu izlenimini veren bir tasvir bir yüzünde ve öbür yüzdeyse Çelebi'nin görüntüsü ve eserlerinde kullandığı bazı figürler yer almakta.
K.Çelebi'nin doğumu bazı kaynaklarda 1608, bazılarındaysa 1609 olarak gösterilmiş. Örneğin 1958'de anısına (350.Yıl ?) çıkarılan pul için 1608 yılı baz alınmış. Yeni hatıra paramız içinse 1609... 1609'un, kuvvetle muhtemel, doğru doğum tarihi olduğunu sanıyorum. Nitekim benzer bir durum M.K.Atatürk için de geçerlidir. Bazı kaynaklar 1881 değil, 1880 (Kasım-Aralık ?) yılı olarak verirler Atatürk'ün doğum yılını. Neyse, 1958 pulunu da vesile ederek bir koleksiyon izdüşümü (kategorisi) daha açıyorum: FİLATELİ...
1958 Kâtip Çelebi PuluŞimdiden belirteyim, hatıra paralar veya diğer nümismatik konular kadar yer işgal etmeyecek FİLATELi izdüşümü AY'dan İzlenimler´de. Bahsi geçen pul, 3.000.000 tirajında basılmış. Dolayısıyla piyasada bol miktarda mevcut ve değeri de düşük. Koleksiyonlara konu olan nesneler, nadirliklerine, kondüsyonlarına göre değer kazanırlar. PULKO kataloğunda damgasızı da, damgalısı da (postada işlemden geçmişi yani) 0,10 Euro ve FDC'ı (First Day Cover / İlk Gün Zarfı) ise 0,50 Euro... Bize kalsa, eğer damgalı olanın damgasından kaynaklanan bir nadirliği yoksa, 0,10 Euro yerine 0,07 Euro değer biçilmeliydi! 26 x 41 mm. olan bu pul, gri-siyah-sepyamsı renklerde ve kirli beyaz / antik beyaz fon rengi üzerinde. "50 + 10 Kr." nominali. Buradaki "X + Y Kr." ibaresindeki sağdan artıdan sonraki kısım yardım cemiyetlerine aktarılacak kısımdır. Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu, Kızılay vb. gibi... Pulumuz, ofset baskı ve 1958'de "Klişecilik ve Matbaacılık T.A.Ş." tarafından İstanbul'da Devlet adına basılmış. Pulun resmî adı "1958 - 24 Eylül Kâtip Çelebi Yılı" olarak verilmiş.
Kâtip Çelebi, keşifler ve icatlar üzerinden gelişmekte olan Avrupa’yı, Osmanlı ve İslam, hatta genel anlamda Doğu ve Dünya için büyük bir sorun, tehdit olarak algılamıştır. Burada, Çelebi’nin ölçü olarak edindiği ilk şıklardan birini, ancak çağdaş dönem araştırmacılarının gündeminde yer edinen bir kavram olan "nüfus" oluşturmaktadır. Zira, Çelebi (ki asıl adı Mustafa'dır), Hristiyan nüfusunun hızla arttığına dikkat çekerek Dünya ölçeğinde yayılmacı bir politika izlediklerini, deniz yoluyla çevre ülkelere açılarak istilalar gerçekleştirdiklerini, "Devlet-i Aliye-i Osmaniye'ye tecavüz" etmenin yanında, "Yeni Dünya"´yı (Amerika Kıtası) keşfedip, oraları da sömürerek zenginleştiklerini ve Hindistan'ı bile (Türk Babür İmparatorluğu) ele geçirme mücadelesi verdiklerini dile getirmektedir.Kitab-ı Cihannüma Bu hususlar, ne Kâtip Çelebi’den önce, ne de ondan ikiyüz yıl sonrasına dek Doğulu alimlerin / bilginlerin ve yöneticilerin dikkatini çekmemiştir. Kâtip Çelebi de bizzat bu bilgisizliği ve ilgisizliği eleştirerek "İslam ümmetinin bu cehennemlik halkın yaptıkları hakkında tümden cahil kalmasına" hayıflanmıştır. Avrupa yayılmacılığı, sömürgeciliği üzerine yer yer ilginç kavramlar da kullanmıştır. Örneğin, müellif, Hristiyan Avrupa’nın sömürge politikasını ve dünyayı denetimi altına almasını "Dünya'nın Küfür Evi’ne Dönüşmesi" olarak tanımlar. Bu tesbitin ardından maalesef hızlanan sömürgecilik, peşinden Osmanlı ve Doğu Dünyası'nın çözülmesi, emperyalizm siyaseti, kapitalist sömürü ve nihayetinde küreselleşme süreçleri ile bir "Küfür Evi"ne benzetmemek elde değil. Daha da ilginciyse, bu "Küfür Evi"´nin 2009 yılını ona bu ismi takan Kâtip Çelebi’nin yılı olarak kutlamasıdır. UNESCO’nun 2007 yılında yaptığı 34. Genel Oturum'da 2009 yılı, "2009 – Kâtip Çelebi Yılı" ilan edilmiştir. Küfür-Küffar-Kefere-Kafir vb. ve bunun galat-ı meşhuru olan "gavur" sözcüklerinin etimolojisine dikkat! Ne yazık, "2010 – Avrupa Kültür Başkenti: İstanbul" çalışmalarının gölgesinde kaldı "2009 – Kâtip Çelebi Yılı"... Üzücü ve düşündürücü.
Kâtip Çelebi’nin coğrafya konusunda Osmanlı Devleti’nde çığır açan eseri Cihannüma (Kitab-ı Cihannüma), yazma eserin üzerinden yaklaşık yarım asır sonra İbrahim Müteferrika tarafından basıldı. Bu basımından yaklaşık üçyüz yıl sonraysa bugünkü Türkçe ile yayınlandı. Yakın zamanda nisbeten kaliteli bir tıpkıbasımı yapıldı. Ayrıca farklı tıpkıbasımlar ve günümüz Türk alfabesiyle başka basımları da var. Yazıldıktan kırk yıl kadar sonra Latince'ye, Almanca'ya, Fransızca ve İngilizce'ye tercüme edilen eserin ilk baskısı olan İbrahim Müteferrika'nın 1732 yılı basımı, antika müzayedelerinde cildinin durumu ve kitabın temizliğine göre, 10.000 - 30.000 Euro’dan alıcı buluyor. Elyazması orijinalineyse, paha biçilemez... Geçmişimizi bilmeden geleceğe uzanamayız; o halde, sahip çıkalım, okuyalım, öğrenelim, koruyalım bu ve benzeri değerlerimizi!
Yazıda bazıları "Net" üzerinde olmayan çeşitli kaynaklardan yararlanılmıştır. Edebiyat Öğ.Net ve Vikipedi / K.Çelebi ile bundan önce yazdığım NÜMİSMATİK izdüşümü girdisindeki (Filler ve Su Kaplumbağaları...) "Habitat" bağlantısı fikir verebilir. K.Çelebi'nin bir diğer ilginç saptamasını da eklemeden geçmeyeyim: K.Çelebi'ye göre, toplumlar da tıpkı canlılar gibi doğar, büyür, gelişir ve ölür! Çağını çok aşmış bir zat karşımızda. Tam bir Rönesans adamı. İşte, koleksiyonerliğin bir faydası daha: Çocuğunuza zorlasanız öğretemeyeceğiniz bilgileri para veya pul vb. üzerinden koleksiyon zevkiyle birlikte bilinçli olarak verebilirsiniz. Geçelim... Cihannüma´dan bir sayfa ve çizim...Kaynak olarak yararlanmasam da, Ekşi Sözlük de Internet üzerinde bir gerçeklik. Sanal-manal, zırvalıkları ve pespayelikleri yanında bazı gerçekleri de barındırdığı ama kaynaktan ziyade, "eğlencelik" olarak anılması gereken bir nev-zuhur derya ki, yüzülür de, boğulunur da orada! Ekşi sözlüğü aslında ciddiye almamalı da, bazen ilginç (gerçekliğine şerh konulmalı) girdilere de rastlanabiliyor. Aklıma Murat Bardakçı'nın sitemleri, serzenişleri hatta isyanı geliyor bu konuda. Hak veriyorum kendisine. Kâtip Çelebi / Ekşi Sözlük girdisinde de hoşluklar mevcut... Bilhassa 10 numaralı girdideki, Japonlar hakkında, Kâtip Çelebi´nin olduğu belirtilen betimleme ilginç. Böylesi içerikte yazınca ister istemez yazı dilim biraz eskileşmek zorunda. Bağışlayın!
Velhasıl-ı kelâm, yeni hatıra paramız nümismati alemine henüz satışa sunulmasa da, şimdiden hayırlı olsun!
Geç olsun, güç olmasın!
    Kâtip Çelebi'nin Eserleri

    Tarih Alanındaki Eserleri :

  • 1. Arapça Fezleke
    (Fezleket akvâl’l-ahyâr fi ilmi’t-târîh ve’l-ahbâr)

  • 2. Türkçe Fezleke

  • 3. Tuhfet’ül-kibâr fi esfâri’l-bihâr

  • 4. Takvîmü't-tevârih

  • 5. Tarîh-i Frengi tercümesi

  • 6. Tarîh-i Kostantaniyye ve Keyasire
    (Revnaku’s-saltana)

  • 7. Düstûrü'l-amel fi ıslâhı'l-halel

  • 8.İrşadü’l-Hıyâfâ ila Tarihi’l-yunun ve’r-Rûm ve’n-Nasârâ
    (Yunan ve Hristiyan Târihi Hakkında Doğrulukları Gösterme)

  • Coğrafya Alanındaki Eserleri :

  • 1. Cihannüma
    (Kitab-ı Cihannüma - Avrupa dillerine çevrilen coğrafyaya dair ünlü eseri)

  • 2. Levâmiu’n-nur fi zulmeti Atlas Minur

  • 3. Müntehab-ı Bahriye (Kitab-ı Bahriye)

  • Bibliyografik Çalışmalar

  • 1. Keşfü'z-zunûn anil-esâmi ve'l-fünûn

  • 2. Süllemü’l-vusûl ilâ tabakati’l-fûhûl

  • 3. Câmi-ul-Mütûn min Cüll-il-Fünûn

  • Dinî Çalışmaları

  • 1.Mîzânü'l-Hakk fi ihtiyâri'l-ahakk

  • 2.İlhâmü'l-mukaddes min feyzi'l-akdes

  • Sosyo-kültürel ve Halk Bilimi Çalışmaları :

  • 1.Tuhfetü’l-ahyâr fi’l-hıkem ve’l-eş’âr

  • 2.Dürer-i münteşire ve gurer-i münteşire
    (Dağılmış İnciler ve Saçılmış Yıldızlar)

  • 3. Recmü’r-râcim bi’s-sîn ve’l-Cim
    ( Sual ve cevap yoluyla Şeytan taşlama)

  • 4. Beyzâvi Tefsirinin şerhi

  • 5. Muhammediyye şerh

  • 6. Kanunnâme (1654-1655 yıllarında toplanmış bir kanun / codex derlemesi)

  • 7. Tütün Risalesi